Forum Başlıkları  

12-07 12:37 ZİYARETÇİ DEFTERİ > Yeni Fotolar (1)
11-03 12:19 ZİYARETÇİ DEFTERİ > Uyarı (1)
11-25 15:25 ZİYARETÇİ DEFTERİ > Bayram (1)
09-26 08:11 ZİYARETÇİ DEFTERİ > GELENEKSEL SÖYEMBİKE VE 1552 KAZAN ŞE... (1)
09-19 20:22 ZİYARETÇİ DEFTERİ > BAYRAM (1)

  Yeni Eklenenler  

Köyümüzden Manzaralar > Köyümüz- Temmuz 2014 (2014-12-07)
Köyümüzden Manzaralar > Köyümüzün Baharda Görünümü (Mayıs... (2014-01-27)
Köylüler: Video - MP3 > Uraldaki Köylülerimiz (2009-02-17)
Makaleler > Qazannï saklauçïlarga jaki jök ta... (2008-07-31)
Makaleler > Törkiye: şeherler hem şehesler (2008-06-27)

   Yeni Linkler:  

   Son Yorumlar  

Haber #114 (nurahmet, 02-13)
Haber #112 (nurettin, 05-22)
Haber #112 (nurahmet, 01-28)
Haber #112 (nevzat demircan, 01-24)
Haber #112 (cantalip, 01-24)
Haber #110 (cantalip, 10-30)
Haber #111 (cantalip, 10-30)
Sayfa #77 (cengizhan.1965, 12-29)
Haber #103 (cengizhan.1965, 06-22)
Haber #97 (İsmet, 04-19)

   Anketler  

Yok


  • EFENDİKÖPRÜSÜ SABANTUYI (2008)

      
    4-tatarca.txt

    "Vatanım Tatarstan" Gazetesinde Sabantuy Haberi

    Saban toyları 3 yıldır AÖF sınav dönemlerine geldiği için katılamıyordum. Geçen dönem okul işini bitirip azat olduk. Yaklaşık bize 800 km uzakta olsa, bu yıl Kütahya Şehri, Çavdarhisar İlçesine bağlı Efendiköprüsü köyünde yapılacak olan “Sabantuyı” na katılmak artık özlem olmuştu.

    Sağolsunlar Dayı oğlu Nevzat Demircan ve küçük kızı Zeynep ve oğlu Ahmet Hüsrev ile bizim Enes ve Selim malaylar bir otomobile dolduk ve Cuma gününden yola çıktık. Yolumuz o tarafa düşünce, çoktan beri hasta olan Eskişehir-Kuruhöyük köyündeki dostumuz Yakup SÜZER abziyi ziyaret etmeden geçmek olmazdı.

    KURUHÖYÜK AVILI

        
        


    Gece 10.00 civarı Jandarma eskortu eşliğinde köye geldik. Çünkü, gece olduğundan yolu şaşırmıştık. Sağolsunlar devriye gezen bir jandarma ekibi bizi köye kadar götürdü. Yakup abzilerin çocukları bizi bekliyordu. Geç vakit ve hasta olduğu için Yakup Abzi istirahattaydı. Sıylanıp aşap muhabbet edip, misafirler için yapılan eve geçtik. Sabah, sağlığında çok muhabbet ve kunakçıl (misafirperver)olan Yakup abzi uyanıktı. Beyin felci geçirmesine rağmen güçlü olan vücudu Allah’ın izni ile yaşamasına yardım etmişti. Bana bakıp “Huş kildin Ahmet” dedi. her şeyi hatırlayamayan abzi bizi hatırlamıştı. “Sarman buylarınnıda hetirlisinmi?” diye sordum. “Eyyi hetirlim” dedi. Halkına karşı vefasından dolayı kendisine Tataristan Cumhurbaşkanlığından hediyeler gönderilen bu abziye karşı bizimde vefa borcumuz olan ziyareti yapmanın sevinci içinde şifalar dileyerek, helalleşip ayrıldık.

    Çocuklar köyü gezelim dediler. Bizim geldiğimizi haber alan muhtar Fedai Ağabey’den köyün son durumu hakkında bilgi edindik. Ve üzüldük. Köy; büyük bir hızla güneş altındaki kar gibi eriyordu. Koca köyden ancak yirmi kadar hane kalmış, onlarında sadece on kadarı geçimini köyden temin ediyormuş. Geri kalanlar emekliler… Bizim Hilmiye köyünün yok olma nedeni olan göç hastalığı burayı da sarmıştı. Nasıl göç olmasın! Köyde kalan son 3-5 yigitke köyde oturuyor diye evlenmeye kız bile vermiyorlarmış. Avılnın geleceği olan gençlerde şehre taşınmaya mecbur bırakılıyor. Avıl uramnarında (köy yollarında) tavışsız-tınsız kizdik. Bizim balaların sesinden başka ses yoktu. Kuruhöyüklüler iş işten geçmeden buna bir çare bulmalı. Bu gidişle, bizim Hilmiye köyü gibi, köyde muhabbet etmeye değil, talaşırgada edem tabılmaz… Görebildiklerimizle helalleşip ayrıldık.

    EFENDİKÖPRÜSÜ VE SABANTUYI

                                

    Efendiköprüsü’ne Cumartesi akşama doğru ulaştık. Kütahya Tatarlarının dernek başkanı Abdullah ATASEVER bey ve Köy Muhtarı Yakup Mulla Abzi geleceğimizden haberliydi. Genç ihtiyar bütün köylülerle birlikte sabantıyının yapılacağı alanda büyük bir şevkle hazırlıklar yapıyorlardı. Bizi içten karşıladılar. Köyü biraz gezelim dedik.

    Köy Kütahya-Gediz karayolu üzerinde, ormanlık ve yeşillik bir alanda kurulmuştu. Bik matur tabiatı bar idi. Kenarından bir dere geçiyordu. Zaten bu dere köyün kurulmasına neden olmuş. Çünkü bu dere için, ebi-babaylar “kazlarnı bıl tirede yüzdürirge eybet bulır, avılnı mında tüzelim.” demişler. Efendiköprüsü isminin geldiği Tarihi Köprü pek nostaljikti.

    Sabantuyı nedeniyle köye, bizim gibi pek çok kunak gelmişti. Tanıştık, muhabbet ettik. Akşam namazından sonra Muhtar Yakup abzi bizi aşarga evine götürdü. Pilminner, belişler, köy tavuğu balalar rehetlendi. (Sanki ben aşamadım. ) Yatıya, komşu Selahattin abzi bizi götürdü. Sinirli duruşunun altında çok muhabbet ve kunakçıl bir kişilik gizliydi. Geç vakte kadar süyleşip utırdık. Sabah kalktığımızda, sabantuyı alanından deneme yayınları başlamıştı. Kahvaltımızı yapıp, bizde tuy alanına gittik. Kimler yoktu ki. Kuruhöyüklü, Karakovalı, Eskişehir’den, Kütahya’dan, Ankara’dan bir çok dost. Hepsiyle de hal hatır soruştuk. Tanışmadıklarımızla tanıştık. Eskişehir’den Tevfik ÖZTÜRK diye bir abzi var idi ki; demesin mi, “Samsun’da Gülek diye bir köy varmış. Benim babayım oranın kabrinde yatıyormuş. 100 yıl kadar önce Eskişehir’e oradan göç etmişiz. Sen o köyü duydun mu? “ Abduradım. “Eyyi “ dedim. Çünkü biz birge avıllıbız. Hilmiye Köyü, o tarihlerde yeni kurulduğundan ve ismi de yeni olduğundan tarif amacıyla komşu “Güylek” (şimdi ismi “Küflek”) köyünün ismini söylerlermiş. 100 yıldan sonra sabantuyı kerameti ile köylümüzle tabıştık. Davet ettim. Nasip olursa yakında gelecekler.

    Tuy meydanında İstiklal Marşımız ve avıl mullasının Kur’an okumasından sonra, Tataristandan gelen sanatçılar yırlar söylep, halk oyunları oynadılar. “Analar dert yesin, yarımşardan dört yesin” hesabı, bizim piknik hazırlığı yapma şansımız olmadığından, herkes bize temli rızıklar ikram ediyordu. Umumi “itli butka” da temli yasalgan idi. Öğleden sonra yarışmalara ve Tatar güreşine başlandı. Tevfik abzinin küyevi Ahmet efendi Kunk-Fu karakuşakta hem de hoca imiş. Kendine pek güveniyordu. Ama karşısına çocukluk arkadaşı Efendiköprü’lü Sebahattin cigit çıktı. Ayak oyunları bu güreşte yasak olduğundan yenişemediler. Berabere kaldılar. Kart abzilerin güreşi ise seyretmeye değerdi. Kazanlı bir cigit Efendiköprü’lü cigiti yendi. Okullarda eğitimini alıyorlar. O kadar olacak. Çömlek kırma oyunu ise tam bir seyirlik. Sıra çocukların oyununa geliyordu. Bizim balalar kütip turalar idi. Fakat bir gümbürtü koptu. Rahmet yağmurları geliyordu. Hava birden bulutlarla doldu. Sabantuyı rahmete gark oldu. İnşallah kilesi yılga balalara sıra gelir.

    Savbullaşıp ayrıldık. Hilmiyeliler olarak, hiçbir maddi kazanç güdülmeyen, alınmayan, sadece verilen bu güzel organizasyonda emeği ve hizmeti geçen herkese en içten teşekkür ve hürmetlerimizi sunmak bizim için onurdur. En azından, o kadar insanın birbirlerine verdikleri selamların sevabları onlara yeter. Ahmet Şahin

    Yorumlar : (10)

Tüm Başlıkları Aç / Başlıkları incele   Arşiv